Çocuğun evde ve okulda düzenli aralıklarla tuvalete gitmesi ve idrar yapması sağlanmalıdır. Çocuğun mesane ve bağırsaklarını tamamen boşaltması için çocuk tuvalette uygun pozisyonda oturmalıdır. Sıvı alımı gün içerisine eşit olarak yayılmalıdır. Kabızlık problemi olan çocuklar mutlaka tedavi edilmelidir. Bu basit önlemler ile idrar yolu enfeksiyonu ihtimali azaltılarak böbrek reflüsünün oluşturabileceği hasarlar önlenebilir.
Sünnet
Yapılan bazı bilimsel çalışmalar ile sünnet işleminin yapılması vezikoüreteral reflülü erkek çocuklarda idrar yolu enfeksiyonlarını azaltarak koruyucu etkide olabileceği bulunmuştur.
Böbrek reflüsünde cerrahi tedavi
Antibiyotik profilaksisine rağmen devam eden idrar yolu enfeksiyonu olan düşük ya da yüksek dereceli reflülerde, bazı hastalarda da yüksek dereceli reflülerde direk olarak, böbrekte kayıp alanlarında artış saptanan ve puberteye ulaşmış çocuklarda vezikoüreteral reflüye yönelik düzeltici girişim düşünülmelidir. Bu cerrahi işlemler genel olarak endoskopik (kapalı) ve açık (kesi ile uygulanan) olmak üzere ikiye ayrılır. Hangi yöntemin seçileceğinde de hastaya ait bazı faktörlere göre (reflünün derecesi, daha önceki başarısız işlem varlığı) karar verilir.
Endoskopik (Kapalı) Teknik
İnce bir kamera ile (sistoskop) idrar yolundan girilerek kaçışın gerçekleştiği idrar kanalı ağzına dolgu materyali enjekte edilir. Böylece reflünün olduğu kanal ağzındaki yetmezlik giderilmeye çalışılır. Günübirlik bir işlemdir, kısa sürede uygulanabilir. Bazı durumlarda işlemin birkaç kez tekrarlanması gerekebilir. Yineleyen uygulamalarda başarı oranı %85 ‘lere kadar çıkmaktadır. Özellikle düşük dereceli reflülerde daha başarıldır.
Üreteroneosistostomi
En başarılı tedavi yöntemidir. Başarısız enjeksiyon (endoskopik işlem) öyküsü olanlarda, yüksek dereceli VUR hastalarında , VUR’un diğer anatomik bozukluklarla beraber olduğu durumlarda önemli bir seçenektir. Bildirilmiş birçok cerrahi teknik vardır ve başarı oranları %98 civarındadır. Bu cerrahi açık, laparoskopik ve robotik olarak gerçekleştirilebilir. Birbirlerine bariz üstünlükleri yoktur. Hastanın yaşı, cerrahın tecrübesi ve hastanenin teknik imkanlarına göre karar vermek gerekir.