Eski bilgilerimizin aksine güncel bilgiler maalesef vitamin E, vitamin D, selenyum ve omega 3 gibi maddelerin alımının prostat kanseri gelişimini önlemede belirgin faydasının olmadığını göstermiştir. Bir dönem popüler olan ve domates içersinde bulunan likopen adlı maddenin de son yapılan randomize kontrollü çalışmalarda faydasının olmadığı anlaşılmıştır.
İyi huylu prostat büyümesi için kullanılan du-tas-te-rid etken maddeli ve şeker hastalığı (diabet) için kullanılan met-for-min etken maddeli ilaçların da koruyucu olabileceği gündeme gelse de son dönem de yapılan çalışmalar ile koruma amaçlı kullanılamayacağı gösterilmiştir.
Yüksek alkol alımı ve sigara kullanımın risk faktörü olduğu bilindiğine göre hastalarımıza tavsiye edebileceğimiz en biline koruma yöntemi sigara ve alkolden uzak durmalarıdır. Ayrıca erken tanı ile yakalanan düşük evreli prostat kanserinde tedavi sonrası sağkalımının %100’e yakın olması da bilindiği üzere hastalarımıza önereceğimiz bir diğer önemli tavsiyenin erken tanı için düzenli ve zamanında üroloji hekimi başvurusudur. Bu ziyaretin birincisi baba ve kardeşlerinde prostat kanseri olanlar için 45 yaşında, olmayanlar için 50 yaşında olmalıdır.
Prostat Kanseri Belirtileri Nelerdir?
Düşük evreli prostat kanserinde çoğunlukla belirti görülmez. Hiçbir belirti vermemesi erken tanı için zamanında başvurunun önemini göstermektedir. Belirti veren hastalarda ise en sık görülen şikayetler; idrar yaparken yanma, zorlu idrar yapma, idrar yaparken kanama, menide kanama, sık idrara çıkmadır.
Bu belirtiler aynı zamanda iyi huylu prostat büyümesi ya da mesanedeki başka hastalıkların da belirtisi olabileceğinden bu hastalıkların ayrımını üroloji doktorunuzun tetkik ve muayenesi belirleyecektir. İleri evreli kanserlerde halsizlik, kilo kaybı, yaygın vücut ağrıları görülebilir.