Hastanın mutlaka genel muayenesinin yapılması (özellikle batında ele gelen kitle var mı?) gereklidir. Bunun yanında her iki testis sırasıyla dikkatli şekilde muayene edilmelidir. Bu muayenede testiste ele gelen kitlenin genel yapısı (sert mi, sınırları düzensiz mi? yaklaşık ebatları? Testis içindeki hangi lokalizasyonda olduğu?) değerlendirilir.
Testisin iç yapısı, kitlenin özellikleri ve ebatları, skrotal doppler ultrasonografi yapılıyorsa tümörün damarlanma özellikleri değerlendirilir.
Testis kanserinde, kanser hücreleri tarafından kana salgılanan bazı belirteçlerin (marker) serumdaki düzeylerinin ölçümü yapılır. Marker denilen bu maddeler salgılayan kansere spesifik tanının konulmasında yardımcı olur. Ayrıca bu markerlerin seviyesi, tümörün klinik evresinin (vücuda yayılma aşaması) konulmasında da yardımcı olur. Bunlar AFP, Beta-HCG, LDH olarak adlandırılır.
Lenf nodu tutulumu ve metastaz değerlendirilmesi için ya da tedavi sonrası yanıtın değerlendirilmesi için MR, Bilgisayarlı Tomografi ya da PET-BT kullanılabilir.
Hastalığın prognozunu (gelecek durumunu) ve tedavi seçeneklerini neler etkiler?
Testis Kanserin evresi (testisin içinde mi sınırlı?, testisin yan oluşumlarına sirayet etmiş mi? Lenf nodu tutulumu olmuş mu ve olduysa hangi boyutta ve hangi noda? Vücutta başka bir organda yayılım mevcut mu? Kandaki AFP, beta-HCG, LDH seviyeleri nelerdir?) , kanserin histolojik tipi , tümörün büyüklüğü, hastalığın prognozunu ve tedavisini etkiler.